Hemoroid ve Tedavisi

Normalde insanlarda kalın barsağın dışarı açılan en son kısmında süngersi yapıda damar ağları mevcuttur. Anüs (makat) ve rektumda (kalın bağırsağın en son bölümü) bulunan ve hemoroidal damarlar denilen bu yapıların genişlemesi ile hemoroid hastalığı oluşur. Hemoroidal damarların vücutta önemli fonksiyonları vardır:

  • Normalde bu damar ağlarında biriken kan anüsün (makatın) tam kapanmasını sağlar. Böylelikle hemoroidal damarlar, kişi istemli olarak anüsü kontrol eden kaslarını kasmadığı halde, dışkılama kontrolünün sağlanmasına yardımcı olur.
  • Anüsü çevreleyen sfinkter adını verdiğimiz kas halkasının üzerinde koruyucu bir yastık tabakası işlevi görür.
  • Dinlenme ve uyku halinde anüsü (makat) tam kapatarak dışkının dışarı sızmasına engel olur.

Hemoroidal damarlar yerleşim yerine göre eksternal (dış) ve internal (iç) olarak ikiye ayrılmaktadır. Dış hemoroidler anüsün çevresinde yer alır ve ince bir deri ile kaplıdır. İç hemoroidler ise anüsün içinde bulunur ve mukoza ile kaplıdır.

Hemoroid hastalığı nedir?

Anüs ve rektumda bulunan süngersi hemoroidal damarların aşırı derecede genişlemesi ve bazen anüsten dışarı taşması hemoroid hastalığı olarak adlandırılır.

Dış ve iç hemoroidlerde ayrı ayrı hemoroidal hastalık olabilir. Dış hemoroidlerde pıhtılaşma (tromboz) olursa hasta çok ağrı duyar. İç hemoroidler ise daha çok kanama ile kendini belli eder.

Hemoroidal hastalığın nedenleri

Hastalığın temel nedenlerinden birisi, insanın iki ayağının üzerinde durması nedeniyle bu bölgeye yüksek basınçta kan dolmasıdır. Dört ayak üzerinde yaşayan canlılarda hemoroid çok nadiren görülür. Bu duruma karın içi basıncını artıracak faktörler eklendiğinde hemoroidal hastalık görülme olasılığı artar. Karın içi basıncını aktaran faktörler:

  • Kabızlık
  • Kronik öksürük
  • Hamilelik
  • Şişmanlık
  • Ağır kaldırma
  • Prostat hastalığı

Hastalığın belirtileri nelerdir?

Dışkılama sırasında kanama en sık görülen belirtisidir. Sıklıkla damla damla taze parlak kırmızı renktedir. Dışkının üzerinde ve temizlik sırasında kan fark edilebilir. Hemoroid hastalarında dışkılama esnasında makatın dışarı çıkması ve elle ölçülebilecek oranda şişlikler görülebilir. Genellikle hemoroid hastaları makattan dışarı doğru çıkan yumuşak bir şişlikten veya kitleden şikayet ederek hastaneye başvururlar.

Hemoroidal damarların normal işlevlerini yapamaması ile makat bölgesinde hijyen problemi yaşanmaya başlanır ve makatın tam kapanmaması ile dışkı ve akıntı kaçağı olur. Buna bağlı olarak anal bölgede kaşıntı şikayeti ortaya çıkar.

Hemoroid hastalığı anal bölgede ağrıya sebep olur, ancak hastalar bu şikayetlerini tam olarak ifade edemezler ve genellikle sancı, sızlama veya yanma şeklinde bir his olarak tanımlarlar. Özellikle dış hemoroidlerin tromboze olması (damar içinde kan pıhtısı oluşması) şiddetli ağrıya neden olur.

İç hemoroidlerin makattan dışarı sarkması veya dış hemoroidlerin tromboze olması sonucu, hastalarda sürekli olarak anal kanalın (makatın) dışında kalan ve dokunulduğunda ağrılı olan şişlikler oluşur ve bu şişlikler hastalığın başlıca belirtilerinden biridir.

Hemoroid tanı ve teşhisi nasıl konur?

Hastanın makat bölgesi yan yatar pozisyonda, ayakta veya dizlerinin üzerinde öne eğilmiş pozisyonda doktor tarafından önce gözle incelenir, sonra parmak makattan içeri sokularak muayene tamamlanır. Bu muayene hemoroid tanısı koymak için genellikle yeterli olur. Ancak hemoroid benzeri yakınmalar kolon kanseri gibi hastalıklarda da görülebileceğinden ve hemoroidle birlikte muayenede fark edilemeyen başka hastalıklar da bulunabileceğinden tedaviye başlanmadan önce mutlaka endoskopik muayene yapılmalıdır.

Endoskopik muayene, kalın bağırsağın içini örten tabakanın bir kamera yardımıyla direkt gözle incelenmesi işlemidir. Bu işlem sadece makat için yapılırsa anoskopi, rektum ve sigmoid kolon için yapılırsa rektosigmoidoskopi ve tüm kalın bağırsak için yapılırsa kolonoskopi denir.

Dışkıdan kan gelmesi şikayeti olan bir hastada ayırıcı tanı için en az rektosigmoidoskopi yapılmalıdır. Aksi takdirde kanamaya neden olabilen diğer hastalıklar gözden kaçabilir.

Örneğin dışkılama sırasında kanamaya neden olan erken evredeki bir kalın bağırsak kanserinin farkına varılmazsa ve hemoroid hastalığı diye yanlış tedavi edilirse, ileride ciddi sağlık sorunlarına neden olabileceği unutulmamalıdır. Bu nedenle ayırıcı tanı için mutlaka endoskopik tetkiklerden yararlanılmalıdır.

Birçok rahatsızlık ilk belirti olarak dışkılama sırasında kanama ile ortaya çıkabilir. Kalın bağırsak kanseri (kolon ve rektum kanseri), kalın bağırsak polipleri, makat ağzında çatlak (anal fissür), iltihaplanma (apse), fistül oluşumu, iltihabi bağırsak hastalığı (ülseratif kolit ve crohn hastalığı), barsak sarkması (prolapsus), dışkı kaçırma (inkontinans), kaşıntılı makat hastalığı, irritabl bağırsak sendromu, cinsel yolla bulaşan hastalıklar ve daha bir çok durum bu bölgeyi etkileyebilir. Bu nedenle ayırıcı tanı çok önemlidir ve uzman bir doktor tarafından yapılmalıdır.

Hemoroidler kansere neden olurlar mı?

Hayır. Ancak kanser nedeniyle oluşan kabızlık hemoroide yol açabilir, veya hemoroidle birlikte ayrıca kanser hastalığı da bulunabilir. Bu nedenle zaman kaybetmeden endoskopik muayene yapılmalıdır.

Tedavi yöntemi nasıl belirlenir?

Tedavi yöntemine ve zamanına, hastalığın etkilediği bölge (iç veya dış hemoroidal hastalık), hastalığın evresi ve şikayetlerin şiddeti göz önüne alınarak karar verilmelidir.

Tıbbi tedavi süreci

Hastaya cerrahi müdahalede bulunmadan, bazı önlem ve ilaçlarla hemoroid belirtilerinin giderilmesidir:

  • Dışkılama alışkanlığının düzenlenmesi: Düzenli dışkılama alışkanlığı tedavi için önemlidir. Tuvalette uzun zaman oturma (sigara içme, gazete okuma gibi) ve aşırı ıkınmalardan kaçınma hemoroidal damarlardaki gerginlik ve basıncı azaltır ve böylece hemoroidlerin makattan dışarı çıkmaları önlenebilir.
  • Diyetin düzenlenmesi: Yemeklerdeki lifli (posalı) gıda oranlarının artırılması ve düzenli dışkılama alışkanlığı edinilmesi yardımcı olabilir. Diğer önemli bir konu da yeterli su içilmesidir. Günde en az 10-12 büyük bardak su içilmesi gerekir. Meyve suyu, kahve, çay su yerine geçmez.
  • Krem-pomad uygulamaları: Hemoroidal hastalığın tedavisinde kullanılan birçok pomad vardır. Doktorunuz hastalığın durumuna göre size bir pomad tavsiye edebilir.
  • Oturma banyosu: Günde birkaç kez, ılık bir suda 10 dakika oturmak semptomları (belirtileri, şikayetleri) azaltır. Oturma banyosundan sonra makat bölgesinin ıslak bırakılmaması ve kuru tutulması gerekir. Bu tedaviyle en şiddetli hemoroidlerde bile 2-7 gün içinde ağrı azalır ve makat etrafında ele gelen sert şişlikler 4-6 hafta içinde geriler.
  • Flebotropik ilaçlar: Makat bölgesindeki damarların kan akımını kontrol eden ve aşırı şişmesini önleyen, hemoroidal hastalığın kısa zamanda normal hale dönmesini kolaylaştıran ilaçlar vardır. Bu ilaçlar doktor kontrolünde kullanılmalıdır.

Cerrahi tedavi süreci

Tıbbi tedaviye cevap vermeyen veya ileri evre hemoroidlerde cerrahi tedavi gerekir.

  • Lastik bant yöntemi ile bağlama (Band Ligasyon): İç hemoroidlerin tedavisinde kullanılır. Dışarı doğru sarkan ve kanayan hemoroid pakelerinde uygulanır.
  • Enjeksiyon (Skleroterapi): Makattan dışarıya çıkmayan ve kanama şikayetine neden olan internal (iç) hemoroidlerin tedavisinde kullanılmaktadır. Hemoroidal damarlar içine bir sıvı (fenol solüsyonu) enjekte edilir. Böylece kanama önlenebileceği gibi damar genişlemesi ve dışarıya doğru sarkması da engellenebilir.
  • Isı ile koagülasyon: Makattan dışarıya çıkmayan ve kanama şikayetine neden olan internal (iç) hemoroidlerin tedavisinde kullanılmaktadır. Bir ışık kaynağı yardımı ile şikayete neden olan hemoroidal damarların üzerinde ısı uygulaması ile kanama önlenir ve hemoroidal pakelerin küçülmesi sağlanır.
  • Hemoroidektomi: Hemoroid pakelerinin çıkartılması işlemidir. Bu işlem klasik yöntemlerle yapılabildiği gibi, ligasure, koter, ultrasonik bistüri gibi aletler kullanılarak da yapılabilir.
  • Stapler (Longo) yöntemi: Dördüncü evre ve makatta sarkmaya neden olmuş hemoroidlerde stapler adı verilen tek kullanımlık aletler kullanılarak yapılan ameliyatlardır. Daha az ağrılı, etkili ancak alet maliyetinden dolayı pahalı bir yöntemdir.
  • Lazer yöntemi: Halk arasında lazer olarak bilinen yöntemlerin çoğu aslında ısı koagulasyon yöntemleridir. Gerçek anlamda laser tedavisi uygun hemoroidlerde doğru şekilde uygulanırsa daha az ağrılı ve etkili bir yöntemdir. Ancak diğer yöntemlere göre daha pahalı bir uygulamadır.

Cerrahi tedavinin riskleri ve yaşanabilecek komplikasyonlar

Hemoroid hastalığında cerrahi tedavi güvenle yapılabilir. Fakat ender de olsa bazı riskler ve kompliklasyonlar
görülebilir:

  • Ameliyat sonrası dönemde bir süre dışkılama yaparken ağrı ve batma hissi olabilir.
  • Yara yerinden iltihabi akıntı olabilir.
  • Hemoroid hastalığı cerrahi tedaviden sonra tekrarlayabilir. Tekrarlamaması için yüksek lifli diyet tercih edilmelidir.
  • Ameliyat sırasında veya sonrasında kanama olabilir. Bu kanamaya bağlı tekrar ameliyat gerekebilir.
  • Ender olarak ameliyat sonrasında anal kanalda (makat) darlık oluşabilir. Bu durumda hastanın dışkılama zorluğu gözlenir. Bazen yeniden ameliyat gerekebilir.
  • Ameliyat sonrası dışkılama alışkanlığında değişiklik ve dışkı kontrol mekanizmalarında bozulma olabilir. Zaman içinde düzelme gözlenir.