Prostat Kanseri, 3 Tesla MR

Prostat Kanseri

Prostat Kanseri Taramasında 3 Tesla MRG

Prostat kanseri yaş ilerledikçe ortaya çıkan, erkek hastalarımızın prostat bezinden kaynaklanan kanser çeşididir. Bu nedenle erkeklerde çok sık rastlanan bu kanser çeşididin erken teşhisi için prostat bezinin en uygun zaman ve yöntemlerle değerlendirilmesi oldukça önem arz etmektedir.

Sevgili okurlarımız; özellikle son 50 yılda insanlık tarihinin inanılmaz teknolojik gelişimine hep beraber şahit olmaktayız. Çok yakın tarihlerde hayal bile etmekte güçlük yaşadığımız gelişmeler bugünlerde artık insanlığın hizmetinde yerini almış bulunuyor.

Bu inanılmaz teknolojik ve bilimsel gelişmelerden en büyük payı ise sağlık alanındaki gelişmeler almakta. Gün geçmiyor ki herhangi bir medya platformunda sağlıkla ilgili yeni gelişmelerle ilgili haberler yer almasın.

Biz de Özel International Ceylan Hastanesi olarak son yıllardaki tanı ve tedavi yöntemlerindeki yeni gelişmeler hakkında bilgilerimizi olabildiğince özet ve anlaşılabilir bir dille dergimizde paylaşmaya karar verdik.

Amacımız hastalarımızı son gelişmeler konusunda bilgilendirmek, kirli enformasyondan uzaklaştırabilmektir.

Bu sayımızda; sizlere prostat kanser taramasında yeni gelişmeleri aktaracağız.

Prostat bezinin kanser taraması üç ayrı tanıya yardımcı yöntemlerle yapılabilir.

Birincisi kan tetkikleri olup total PSA ve serbest PSA değerlerinin tetkik edilmesidir.

İkincisi görüntüleme yöntemleri olup ultrasonografi (USG)ve manyetik rezonans görüntülemeyi (MRG) kapsar.

  • USG (transrektal)
  • MRG (multiparametrik, tercihen 3T MRG)

Üçüncüsü ise prostat bezine biyopsi yapılması şeklindedir.

Prostat kanser taramasında amaç; prostat kanserini erken evrede yakalamak, bu sayede tedavisini erken evrede yaparak %100 oranında kür (tam tedavi) sağlamaktır. Maalesef erken evrede saptanamayıp özellikle kemiklere yayılımı gerçekleşmiş, ciddi ağrısal şikayetlere sebep olmuş prostat kanserli yakınlarımız hemen hepimizin aklındadır.

Prostat kanser taramasında ilk aşama olarak, 50 yaşını geçmiş erkek hastaların her yıl PSA tetkiki yaptırması çok önem arz etmektedir.

PSA değerlerinin normal sınırların üzerinde saptanması halinde ise gecikmeksizin hasta klinisyen hekim tarafından değerlendirilmeli, PSA yüksekliğinin sebebi sorgulanmalıdır.

Prostat kanser taramasında kanda PSA düzeyinden sonraki aşama radyolojik görüntülemedir.  İlk yöntem prostat bezinin transrektal yolla USG ile tetkik edilmesidir. Ancak gold standart değerlendirme ( en değerli görüntüleme yöntemi) yüksek görüntüleme gücüne sahip MRG (tercihen 3 tesla MRG cihazı ) ile yapılabilir.

Aşağıda 3 Tesla gücünde Manyetik Rezonans Görüntülemenin üstünlüklerini özet bir şekilde anlatmak istiyorum.

Prostat bezinin en uygun görüntüleme yöntemine, tercihen 3 Tesla MRG cihazı ile yapılan Multiparametrik Prostat MRG denilmektedir.         Multiparametrik Prostat MRG tetkiki yaklaşık olarak 30 ile 40 dk. arasında bir sürede yapılabilmektedir (damardan MRG kontrastı verilerek).

Multiparametrik Prostat MRG tetkikinin standart Prostat MRG incelemesine göre önemli üstünlükleri vardır. Bu üstünlükler;

Prostat parankimini ve şüpheli nodülleri değerlendirerek risk analizlerini  yapmak, PSA değerleri ile birlikte yorumlanmak kaydı ile biyopsi endikasyonu taşıyan nodülleri ve nodüllerin yerlerini biyopsiye yön vermek amacıyla saptamaktır.

Bu tetkik sonrasında prostat bezinin yapısı, nodülleri daha ayrıntılı olarak değerlendirilebilmektedir. Bu yöntemle daha ayrıntılı bilgi edinilebilmesinin sebepleri şu  şekilde sıralanabilir.

Düşük görüntüleme gücüne sahip MRG cihazları ile yapılan Standart Prostat MRG tetkiki ile nodüllerin risk analizi optimal düzeyde yapılamaz.

Ancak 3 Tesla MRG cihazı ile yapılan multiparametrik görüntülemede standart MRG tetkikine ek olarak,

  • Fonksiyonel MRG sekansları
  • Diffüzyon MR görüntüleme ve ADC haritalama
  • Dinamik kontrastlı sekanslar
  • Spektroskopi sekansları alınarak prostat bezi parankimi ve nodülleri ayrıntılı olarak değerlendirilebilir.

 

Bu yöntem ile prostattaki nodülleri 5 ayrı kategoriye ayırmaktayız;

  1. kategori –  malignite olasılığı çok düşük
  2. kategori –  malignite olasılığı düşük
  3. kategori –  malignite olasılığı orta
  4. kategori –  malignite olasılığı yüksek
  5. kategori –  malignite olasılığı çok yüksek

Multiparametrik Prostat MRG tetkiki ile 5 kategoriye ayrılan nodüllerden özellikle 4. ve 5. kategoridekilerden  gerekirse birden fazla biyopsi alınarak prostat kanseri teşhis olasılığı arttırılır. Bu ise prostat kanserinin teşhisinin mümkün olan en erken evrede yapılabilmesini sağlayacaktır.

Prostat kanser taramasında son aşama ise biyopsidir.

Biyopsi işlemi genel anestezi altında yapılması gereken, makattan USG probuna eklenen bir ataşman vasıtası ile özel biyopsi iğneleri kullanılarak, prostat dokusundan örnekler alınmasıdır.

Biyopsi teknikleri;

  • Kör biyopsi ; görüntüleme yöntemleri kullanılmaksızın yapılan biyopsilerdir.
  • USG eşliğinde biyopsi ; risk analizi yapılmadan (multiparametrik MRG yapılmadan) USG bulgularına dayanarak yapılan biyopsilerdir.
  • USG eşliğinde kognitif füzyon biyopsi ; multiparametrik MRG bulgularına dayanılarak, tarif edilen alanlardan yapılan biyopsidir.
  • USG eşliğinde hedef füzyon biyopsi ; özel yazılımlarla multiparametrik Prostat MR görüntüleri USG cihazına aktarılarak, tarif edilen ve önceden belirlenmiş nodüller USG görüntüleri ile eşleştirilerek yapılan biyopsilerdir.

 

Son yıllarda geliştirilen hedef füzyon biyopsi tekniği kullanılan en uygun ve tanı değeri en yüksek biyopsi yöntemidir.

Hastanemizde 3 Tesla  multiparametrik Prostat MR görüntüleri elde edilerek  füzyon yöntemleri ile biyopsi alınmaktadır. Biyopsi alındıktan sonra hastalarımızyaklaşık bir  ile üç saatlik gözlem süresi sonrasında taburcu edilmektedir.

3 Tesla Multiparametrik Prostat MRG tetkiki ile belirli boyutlara ulaşmış (2 ml hacim) ve kategori 4 veya 5 risk analizine sahip kanserli dokunun saptanma oranı yetkin merkezlerde %100’e yakındır.

Bununla birlikte; risk analizi yapılan olguların yaklaşık %15’inde yüksek risk taşıyan nodüller haricindeki prostat dokusunda da kanser saptandığı çeşitli çalışmalarda bildirilmektedir. Bu nedenle risk analizi yüksek olan nodüllerden biyopsi yapılarak diğer alanların biyopsi alanı dışında bırakılması doğru bir yaklaşım değildir. Bu nedenle hastanemizde multiparametrik MRG ile risk analizi yapılan hastalardan ayrıca diğer parankim odaklarından da biyopsi ile doku örneği alınmakta, biyopsi alınan odak sayısı 12 kadrandan daha az olmamaktadır.

Bilinmelidir ki, her PSA yüksekliği prostat kanseri belirtisi değildir. PSA değerlerinde yükselmeye kronik-akut prostatitler, belirgin benign prostat hipertrofileri de sebebiyet verebilir. Önemli olan PSA değerleri, görüntüleme bulguları ve biyopsi sonuçlarını doğru yönetebilmek, hastayı yönlendirebilmek ve gereğinde aktif takip yöntemlerini uygulayabilmektir.

PSA yüksekliklerinin devam etmesi hallerinde, biyopsi yapılmış ve kanser saptanmamış olsa bile, 6 aylık veya 1 yıllık süreli takipler, gereğinde biyopsi tekrarları hayat kurtarıcı olabilir.

İyilik ve sağlık dileklerimizle..